14 Temmuz 2017 Cuma

Kore Dünyasına Hoşgeldiniz

Bugün sizlerle yaklaşık 8-9 aydır içimi kemiren bir konu hakkında konuşmak istiyorum. Aslında çoğu kişinin 4-5 yıldır taraftarı olduğu bu sektöre söylediğim süre bakarsak yeni sayılırım ama gerçek öyle değil. 2016 yılının sonları 2017'n başlarında arkadaşlarımla birkaç sohbetimizin ardından Playful Kiss'i izledim. Aslında bu dizi izlediğim ilk kore dizisi değildi . Daha öncelerinde bu sektörün dev her ne kadar abartıldığı kadar olmasa da dev efsaneleri olarak görülen The Heirs ve Boys Over Flowers'ı izlemiştim. İlk izlediğim dizi The Heirs'a az gülmemiştim hani. Yav bunlar ne diyorlar diyip duruyordum. Durmadan abartılı tepkiler mi desem , göz göze geldikleri anda arkaya giren romantik müzik mi desem, çocuğun durmadan kızı itip kakması ve kızın buna hiç ses çıkarmaması desem karar verememiştim. Bu dizileri izleyenler neyin kafasını yaşıyor sorusu kafamda dönüp duruyordu. Her neyse işte bu dizileri izlememin üzerinden bir yıl geçmişti. Ve 2016 yılının yazında korece bilen şu anda en yakın arkadaşım olan bir arkadaşımın tavsiyesiyle efsanevi W dizisini izledim ve yaratıcılıklarını az takdir etmedim. Yazdan sonra henüz W'nin etkisinden çıkamamışken çerezlik dizilerden olan Playful Kiss bu yakına körükle gitmedi değil. Sonrasında işte kore dizileri aldı götürdü beni. You are beautiful dizisindeki Jeremy sayesinde kpop sektörüne de giriş yaptım hemen sonrasında . Müzik gibi müzik yapan (böyle bir kullanım var mı hala emin değilim ama sizin beni anladığınızı umarak degam ediyorum ) Ft Island'la tanıştım. Hong ki abimiz sağolsun beni gerçek müzikle , gerçek sesle tanıştırdı. Ve sonra Youtube denilen muhterem (bağımlılıkla mücadele örgütü kendisi) beni binlerce kpop grubuyla tanıştırdı. Bts , Exo , Got7 ,Infinite, Vixx, Btob, Bigbang derken sayamayacağım kadar grupla tanıştım. Ve okulun ikinci dönemini sadece kore dizileri ve kpopla geçirdim. Notlarım düştü, asosyalleştim ( internet birçok arkadaş bulmam mükemmel bir şey olsa da evin dışına ayak basmamaya başladım.) Dönemin sonlarına doğru kendimi toplayabilmiş olsam da cidden stresin dibine vurdum. Yavaş yavaş yazımın asıl amacına varmak üzereyiz. Aslında bu yazımda uzun süredir kaygılarımdan biri olan bir konuyu sizlere açmak istiyorum. Şu 7-8 aylık süreçte yüzlerce dizi izleyip sayamadığım kadar youtube videosuna baktım. Harcadığım her an Kore'ye hayranlığım biraz daha arttı ve aynı zamanda kendi ülkemiz hakkında endişelerim de büyümeye başladı. Onlar müzik , eğlence , dizi, teknoloji sektöründe bu kadar ilerlemiş ve hala da ilerlemeye devam ederken , biz gün geçtikçe daha da geriliyoruz. Televizyonda izleyecek hiçbir dizi kalmadı neredeyse . Her açışımda karşıma yeni bir dizi çıkıyor ve bir hafta sonra aynı kanalı açtığımda o dizi de kaldırılmış oluyor. Bir zamanlar film eğlence sektöründe gelişme gösterirken bu sektörlerde yok olmaya yüz tuttu. Ekonomimiz hakkında konuşmak bile istemiyorum. Bu konuda hakkında kimsenin geniş bir bilgi birikimi olmamasına rağmen herkes durumun hiç de iyi olmadığının farkında.

Bunlardan bahsettikten sonra sıl önemli olan konuya gelmek istiyorum. Ülkemiz bu haldeyken onu kurtarabilecek daha iyi bir konuma getirebilecek kişiler bizlerden başkaları değil. Biz gelecek on yılın yetişkinleriyiz. On yıl uzun gibi görünse de zaman bi farkına varmadan geçip gidiyor. Kpop , kore dizisi sektörü ne kadar eğlenceli alanlar olsa da zamanımız hepsini bunlarla harcarsak onlar gelişirken biz sadece seyirci kalmaya mahkum olacağız. İzlediğimiz gördüğümüz her şeye bu bizim ülkemiz asla olmaz demekten başka bir geçmeyecek elimize. Hadi hep beraber bu alanlar harcağımız saatlerden bir iki saatini kendi gelişmemize ayırıp , yeni bir dil , yeni bir çalgı aletini çalmayı öğrenelim. Farklı bir spor dalında kursa gidelim. Tarih, felsefe, psikoloji kitapları okuyalım okuduğumuz wattpad kitaplarının yanında . Ben de kendimi artık kontrol rtmeye başlayacağım çünkü bize bizden başka kimse yardım edemez .

Yeni ve güzel bir Türkiye için , hadi kendimizi geliştirelim (kendimi parti başkanı gibi hissediyorum :DDD)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder